Omurilik Tümörleri
Ocak 18, 2016
Damarsal Bozukluklar
Ocak 18, 2016

Beyin Kanamaları ve Nedenleri

Beyin kanamalarının nedenleri arasında en sık rastlanılanı hipertansiyona bağlı beyin içi arter kanamasıdır (intraserebral kanama = serebral arter kanaması).

Beyne ait damarsal hastalıklar arasında en kötü tabloya yol açan durum serebral arter kanamasıdır. Tipik özellikleri; yaşlı, şişman, erkek ve hipertansiyonu olan bir hastada ani baş ağrısı, bulantı, kusma ve hızlı gelişen tek taraflı felç ile birlikte şuur kaybı meydana gelir.

Daha sonra kanamanın yeri, şiddeti, beyinde meydana gelen diğer değişiklikler ve hastanın diğer genel hastalıklarına bağlı olarak ya hasta kaybedilir, ya gittikçe kötüleşen koma gelişir ya da sekel bırakabilecek yavaş bir iyileşme görülür.

Kanamaların şiddeti çok değişkendir, çok az miktarda olabileceği gibi, beynin dış tabakasında yarık şeklinde kanamalar da meydana gelebilir

Kanamaların yerine göre gözde kanama tarafında kayna, baş ağrısı, görme alanı bozuklukları meydana gelebilir (bazı noktaları göremez). Göz hareketleri kanamanın yerine göre değişkenlik gösterir (aşağı kayma, yatay bakış gibi)

Tedavide öncelikle koma gelişmişse, ona yönelik tedavi gerekir; tansiyon düşürülmelidir. Beyin ödemi gelişimine yönelik tedavi düzenlenir. Koma gelişmeden cerrahi olarak tedavi edilebilen hastaların yaşama şansları diğerlerine göre daha yüksektir. Ancak genel durumu iyi olmayan ve yaşı ilerlemiş olan hastalarda cerrahi girişim de risklidir.

Travma Dışı Kanamalar

Beyin kanamalarını iki ana gurupta inceleyebiliriz.

BEYİN İÇİNE OLAN KANAMALAR: Beyini besleyen damarların cidarının yırtılması sonucu,kanın beyin içine sızması ve beyin dokusunu tahrip etmesidir. Beyin damarları yaş ilerledikçe yıpranırlar ve elastiki özelliklerini kaybederler.Bu nedenle özellikle tansiyon yüksekliği olan yaşlı insanlarda sıklıkla yırtılarak beyin kanamaları oluştururlar.Hastaların bir tarafları felç olur.Ayak ve el (tutulan tarafta) tamamen veya kısmen felç olur.Ayrıca konuşma merkezinin tutulduğu durumlarda hasta konuşamaz. Genç yaşlarda beyin damarlarının cidarının zayıflaması sonucunda balonlaşması ve bu balonlaşan kısmın yırtılması neticesinde beyin kanaması oluşabilir.Damarlarda oluşan bu balonlara “ANEVRİZMA” adı verilir. Anevrizma rüptürü, yani anevrizma yırtılması her yaşta görülebilir. Önceden tespit edilmeleri mümkün değildir. Hastanın hiç bir şikayeti olmaz. Ani bir zorlanma,heyecanlanma ile balonlaşan damar yırtılabilir.

1. Beyin içine olan kanamalar
2. Beyin dışına olan kanamalar

Sanatçı Ebru Gündeş’in kameralar önünde hastalanmasını hatırlarsınız. Anevrizma yırtılması ve oluşan beyin kanaması sanatçıyı anında komaya soktu. Yaşı 40 civarında olanlar hatırlarlar. Türk sinemasının kralı Ayhan Işık’da yine anevrizma kanaması sonucunda vefat etmişti. Anevrizma kanamaları aniden oluşur ve hastaların büyük çoğunluğu komaya girerler. Tedavi ameliyatdır. Ameliyat ile balonlaşan ve yırtılan damar bağlanır. Çok ince,hassas bir ameliyat olup,ancak büyük merkezlerde,bu işler için özel eğitim almış beyin cerrahisi uzmanları tarafından yapılırlar.

BEYİN DIŞINA OLAN KANAMALAR: Genelde travmalar sonucunda oluşurlar. Beyinin üzerinde DURAMATER denen bir zar vardır. Bu zarın üstünde bulunan damarlar travma neticesinde kırılan veya çatlayan kafatası kemiklerinin zedelemesi ile kanama yapabilirler. Oluşan kanama beyin zarı duramater ile kafatası kemikleri arasında birikir ve beyinin sıkışmasına neden olur. Ameliyat edilmezse beyin ölümü husule gelir ve hasta ölür. Bu kanamalara EPİDURAL HEMATOM adı verilir. Şiddetli travmalarda beynin üzerindeki damarlarda zedelenebilir. Bu damarlardan sızan kan duramater (Beyin zarı) altında birikerek yine beyinin sıkışmasına neden olur.Bu kanamalara SUBDURAL HEMATOM adı verilir. Ayrıca beynin üzerini örten çok ince bir zar olan araknoid zarın altına doğru da kanama olabilir. Bu tür kanamalarada SUBARAKNOİD KANAMA adı verildir.
Kafa travmalarından sonra özellikle hastalar 24 saat müşahade altında tutulurlar.Bunun sebebi;beyin içinde başlayan bir kanama ilk başlarda belirti vermeyebilir.Ancak ilerleyen saatlerde kanamanın artması ve beyine baskı yapması sonucunda hasta komaya girebilir.Bu nedenle kafa darbelerinden sonra 24 saat hastanede gözlem altında tutulurlar. hastanız kazadan sonra ilerleyen saatlerde kusmaya başlarsa ve dalgınlaşırsa vakit geçirmeden acil servise müracaat ediniz..

Travma Sonrası Kanama
Kafa içi damarların yırtılması ile, beyin dışına veya içine kanamalar olur. Bu kanamalar, kanama bölgelerine göre değişik isimlerle adlandırılır ve her birinde bulgular farklıdır.
CİDDİ kafa travmaları sonrası hastada günler ya da aylar sürebilen hatta nadiren kalıcı da olabilen baş ağrısı, baş dönmesi, dengesizlik, sara nöbetleri ortaya çıkabilir. İlaçla tedavi edilir. Nadiren kafa travmaları sonrası kafa tabanı kemiklerindeki kırıklardan beyin omurilik sıvısı (BOS) sızıntısı olabilir. Hasta burnundan bir sıvının sürekli aktığını ifade eder. Bu çok önemli bir durumdur. BOS kaçağı yoluyla bakterilerin beyne ulaşarak menenjite yol açması söz konusu olabileceğinden bu sızıntının mutlaka tedavi edilerek giderilmesi gerekir.

EPİDURAL KANAMALAR

Kafatası ile beyin zarı arasına kanamalardır. Genel olarak kafatasının kırıldığı travmalarda görülür. Beyin zarı ile kafatası arasına, kopan atardamar kanı birikerek beyni sıkıştımaya başlar. Hastanın travma sonrası bilinci açıkken dakikalar veya saatler içersinde kapanır ve koma hali gelişir. Derin koma hali oluşmadan yapılan müdahale ile kanın boşaltılması hastanın hayatını kurtarır.

SUBDURAL KANAMALAR

Beynin dış yüzeyi ile beyin zarı arasına kanamalardır. Yine cerrahi olarak boşaltılmalıdır. Müdahaleler ne kadar erken olursa o kadar iyi sonuç alınır.

SUBARAKNOİD KANAMALAR

Beyin boşluklarına olan kanamalardır. Herhangi bir cerrahi tedavi gerekmez. Kanın zamanla vücut tarafından yok edilmesi söz konusudur.

BEYİN İÇİ KANAMALAR

Travmanın şiddeti ile beyin dokusunda yırtılmalar sırasında damarların kopması ile oluşur. Kanama belirli bir boyuta ulaşıp hastanın yaşamını tehdit edecek boyuta geldiğinde cerrahi müdahale ile boşaltılır. Aksi halde küçük kanamalar zamanla vücut tarafından yok edileceğinden ameliyat edilmez.